Vasfiye Teyze VS Buhran Busters! :)

İhtiyarlıyorduk, o bir dolu yaprak bense pınar,

O az güneş bense derinlik,
O ölüm bense yaşama bilgeliği.

Yves Bonnefoy


Çok trend olan suluboya ile ruhumun kasılan yanlarına mindfull masajlar yaparken kişisel gelişim kitaplarından öğrendiğim üzere bilinçdışımdan çaktırmadan sızarak zihnime üşüşen bol akarlı ve zalım düşüncelerimle boğuşmak yerine onları izlemeye karar verdim, hay vermez mi olaydım ne ?!

    

Ulan saydırmadıgı kalmadı, sonra bu zırvaların bana ânı ve yaptığım tüm güzellikleri hem mahvettiğini hem de çürüttüğünü, kokuşturduğunu hissettim. İyi güzel anam izleyelim de peki sonra, ee? o sövsün ben seyirci ön koltukta suratıma suratıma tükürük içinde kalaraktan. Böyle olmaz mercan, bunlar özenle hazırlanan kadın gününe gelen kıskanç ve çekemeyen dışı masum içi çirkef Vasfiye teyzenin "ben lafımı ortaya gorum, alan alır almayan kendi bilir" diyip ortamın canına okuyup üstüne de kısırını böreğini tabağına doldurup kapıyı çekip gitmesine benziyor dedim.

     Bu bana ait olmayan fakat vaktiyle bilincimin derinlerine kaydedilen ataların, ebeveynlerin, sevdiğim bilip dobra laflarıyla boğan arkadaş görünümlülerin, "iyiliğimizi isteyen" akrabaların saydırdığı lafların yıllanmış kayıtları. Bunları görmeli kaydetmeli ve temizlemeliyim. Bunu bir günlük halinde yazmak daha iyi bir fikir gibi geldi. Hem yıllar içinde yazmaya devam ederim hem düşüncelerimi, ruhumu, hallerimi sonrasında okumak izlemek, değişimleri gözlemlemek mutlu edecektir.

    Mesela suluboya yaparken alttan sızan düşünceler :

Sen otur burda böyle, herkes işinde gücünde ilerledi, yaş 35 sen hala sulu boya, paylaş instada da ınsanlar senın ne kadar boşa zaman harcadıgını, zaten yapacagın bır seyın olmadıgını anlasınlar. Millet öğretmen oldu, çocuk da doğurdu senin ikinci olmuyor, kilo da veremiyorsun, hababam abur cubur debelen dur, senden bi yol olmaz, artın cocugun da olmaz. 

Aaa elinin üstü iyice şişmiş baksana, hastalığın tüm alternatif tedavilere rağmen iyileşmeyecek, elin deforme olacak sen o zaman görürsün kürü, kullanaydın sana doktorun verdiği kanser ilacını, salak gibi on binlerce lira alternatiflere para verdin de nooldu ? Ayy sen de saglıga cok para harcadın yaa (diyen gerizekalıların yüzüne susun laan diye bagırasım var, benım derdım bana yeter kes ya! ) Otur otur dizlerinin sıvısı da bitti, aksam mesaide de oturucan, evet hiçbir özellik gerektirmeyen sıradan işini yaparken, üstlerin aptalca kaprislerini laf sokmalarını cekeceksin. Bu bağırsakların da ne yaparsan yap düzelmeyecek onu da unutma. bla bla ..

Gibi zibilyon tane şeyi saydı hem keyfim kaçtı, hem kendime kızdım, yaptığım resmi de bıraktım çünkü hiçbirşey iyi maaşlı bir işi olan, kocası kendine hayran olup çok seven, çocuguna baktıracak bir dadısı olan başarılı, ideal kiloda, çok arkadası seveni olan zengin ve güzel bir kadın olmama yetmeyecekti. Mesai arkadaslarıyla öğle yemeklerıne, ortak etkınlıklere katılan, süpriz dogumgunu kutlamaları yapılan, "ÖZEL bir kız" . 


Çünkü ben o sıradanlıkları ve sahip oldukları içinde şükürşinas ve rabbiyle barısık olan bir kadın değilim. Hep kendisiyle savaşta, hep kendinden bezgin, hep kendine söz geçiremeyen, irade ortaya koyamayan bi koca aptal. Siz hala ekmeğe cıkolata sürüp yemeye devam edin diyen zayıflama ve degısım sayfalarına mal gibi bakıp "bugun de olmadı" diyerek alttakı posta kaydıran bir aymaz. 

Ben yirmilerimde, henuz hayata, iş hayatına daır karar almak zorunda kalmadan yalnızca odevlerımı sınavlarımı verıp gerı kalan zamanı kafelerde gecıren özgür, ıdeal kıloda kendını ve yapabıldıklerını seven, hayatın keyfını cıkaran bır kızdım. Sonra bana ne oldu sahi ? 


Üni sonrası iletişime basortusu sorunundan dolayı basvuramadım ve evlenıp hayranı
oldugum ıstanbula gıttım  hızlıca karar verip ailemden kacmak için ve zaten sonraki dört yıl güzellikleri olsa dahi 4 yıllık bir prozaclı alacakaranlık zamanlar. Ve keşmekeş içinde savrulma basladı, biraz suheyble felsefe derslerı, biraz hangı unıversıte hangı yuksek lısans..bunları denerken hep asla başaracak kadar yeterli olmayacagım düşüncesi vardı bende, asla kalabalıklar ortasında konusmayacaksın, bu korkum yuzunden salak gıbı yuksek lısansı bıraktım, sonra gebelık oldu ve anne olunca kronık hastalıklarım basladı hayat hıc cekılmez oldu, her sabah uyandıgım agrılar acaba bana nelerı ogretmeye calısıyordu, benı hangı yola sevketmeye calısıyordu..hala aradıgım cevaplar, egıtımlere verılen onca para, hıcbırı bosuna degıldıyse de artık cevaplarımı almak ıstıyorum ve saglıkla olan ımtıhanlarım sonlansın dılıyorum. 👐💧


Bazı kullara hastalık verırsen yola gırmezmıs o yuzden baska ımtıhanlar gelırmıs, bazısı da hastalık olmadan yola gelmezmıs..sanırım soyle bır ınancım var : hasta olmadan gunahlarımın bedelını bu dunyada baska turlu odeyemem ya da daha zor ımtıhanlar olacagı ıcın kaldıramayacagımdan bana bu verıldı gıbı. 

Sımdılık bu kadar dostum, meger ıcımde ne kurtlar ahalısı kemırır dururmus beni inceden inceye, buhran busters perılı koskume gırıs yaptı ey vasfiye teyze, artık ıyılıgımı dusunen adi laf sokmalarını al mabadına..! 😡

Korkun lan benden ! hieeyt! 😎

Umarım devamını getiririm Tanrıcım, amin 👸
























Comments