Beni Gör / مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰىۜ
Bir aksam namazında geldi `
Şu anda Allah alsa seni yanına, kimin umrunda olurdu ki 3-5 günlük ağlamaların ardından " dedi ses.
Oğluna ince bir sızı, eşinin göz pınarında bir damla yaş. Anne göğsüne biraz ağrı, teyzenin buruk yüzü, dostları..bilemıyorum.
Zamanında bu duygu öyle bir sarıp kuşatmıştı ki beni, YOK OL YOK OL..
Zaten hiç varolmadın ki..O sesin karşısında çocuk oluyorum yeniden, o herkesin cok sevdıgı kenarında bır damlası hep olan hüzünlü ve buruk gözlerimle bakıyorum o karanlığa ve
"Neden öyle diyorsun ki.. beni sevenler de var, ararlar, ağlarlar bak ardımdan.."
Belki çok yanılıyorum ama su anda yalnızca o sesleniş beni ele geçirdi.
Kimi zaman bileğimi kestim, kimi zaman kutularca ilaç içtim.
Ama can tatlı ya, U atarak geldik..ölemeyecek kadar ayıktım hep. Gözüm açık gidemezdim seviyordum cunku bu hayatı, o benı cok arzulamasa da..
Bir yandan da herkese beni sevmiyor, görmüyor, aramıyor, istemiyor diye hızla çürüyen bir elma gibi cenin pozisyonuna doğru bükülürken farklı bir ses geldi :
"O seni sevmeseydi, sana kendi nefesinden üfler miydi, sana bilinç verir miydi ? Hisseden bir kalp, tefekkür eden bir beyin..kendisini sana bildirir miydi: Ben sizin Rabbiniz değil miyim ? Şah damarınızdan daha yakın değil miyim ? Yanağıma değen rüzgar, içimi titreten bir his, bir ürkü bazen, bir huşu hissi..ve bir soru daha :
Ben seni seviyorum, neden beni görmüyorsun ? Herkes gitse bile ben burdayım, bak bana, hisset beni, elini koy kalbine, bak bir yıldıza, bak doğan güne..Ben seni hiç terketmedim. Hep burdaydım..hep!
Şaşırdım, afalladım.
Kızdığım, öfkelendiğim herşeyde aslında Ona söylenir dururmuşum, Sebeb'ü-l Esbâb'ım..
Vücudum acılar içinde, ruhumsa bitmek bilmeyen bir hüzün ve melankoli..Peygambere yalnızlık sevdirildi, bu satırlar yalnızlığımı biraz olsun taçlandırınca ne mutlu olmuştun, yalnız geldık yalnız gıdecegız bu dunyadan..bir yaprak gibi savrulup..
Levhimde ısmarladıgım bu huzun genclıkte yakısıklı gelırdı bana fakat artık yoruluyor kalbim.
Kemiklerim, kaslarım yıkılıyor, sürtünüyor sanki erken yaşlanıyorum. Korkuyorum, çok..Sankı gizli bir el yok ediyor beni, yapıtaşlarımı, hücrelerimi çalıyor ve ben ona yediğim onca zararlı şeyle yataklık ediyorum. Dur diyorlar, zararlı dıyorlar. Sanki yemediğimde onları ölebilirim mutsuzluktan.
Ideal kilolarında her gün güzelliklerinin tadını cıkaran onca ınsanı ızlıyor ve neden aynaya baktıgında bır cıcegı gormus gıbı sen de sevınıp her gun sukrederek varlıgını kutsamayasın dıyorum..cok sık dıyorum ama dınletemıyorum. Neden ? Tanrım anlat bana..lütfen.
Ben ve abur cuburlarım, ben ve kahvem, tütünüm, kitabım, yalnız zamanlarım..o kutsal yalnızlığım kimseye pay etmek istemediğim..bazen sevgılıme bile.
Biri girsin koluma, iyileşeceksin desin, hadi artık bitti, çıkabilirsin bu ağrılı beden hapishanesinden, al bu sınavın odulunu ve hayata su gibi serin, engin ve kimi coşkun devam et..yeniden dogmus gibi..Su anda bekledıgım bu..
Bir sihirli değnek
Alsın zihnimin karanlıklarını
Ruhumun hezeyanlarını
Uyandırsın beni bu kabustan
Yeniden yansın lunaparkın ışıkları
Yeniden gülsün bu can





Comments
Post a Comment